
Bizi başarılı ya da başarısız yapan bizzat kendi iç motivasyonumuzdur. Motivasyon ya da Türkçe ismi ile güdüleme şu sıralarda işletme ve psikoloji biliminin üzerinde son derece önemle durduğu bir konudur. Motivasyon konusunda birçok kitap ve makale yayınlanmıştır. Teoriye göre her insanı aynı şekilde motive edemeyiz. İnsanları motive edebilmenin en önemli unsuru onların ihtiyaçlarını bilmektir. İhtiyaçları beş grupta inceleyebiliriz. Bu ihtiyaçları incelediğimizde motivasyonla ilgili sürecimizde nerede olduğumuzu gösterecektir.
1-Fizyolojik İhtiyaç: İnsanların hayatının sürdürebilmesi için gerekli olan ihtiyaçlar. Yemek yeme, içmek, uyumak, nefes almak gibi zorunlu ihtiyaçlar.
2-Güven İhtiyacı: Burada her türlü güvenlik ihtiyacı söz konusudur. Gelecek güvencesi, iş güvencesi, barınma, hastalıktan korunma gibi.
3-Sosyal İhtiyaçlar: Fizyolojik ihtiyaçlar ve güven ihtiyacının tatmininden sonra sosyal ihtiyaçlar devreye girer. Bir grubun parçası olmak, birlik beraberlik, aidiyet gibi ihtiyaçlardır. Bu ihtiyaçlar karşılanmadığı müddetçe kişiler kendilerin yalnız ve terk edilmiş hissedecektir.
4-Saygı İhtiyacı: Bunu ikiye ayırabiliriz. a) Başkaları tarafından kendine gösterilen saygı ve verilen değerle ilgili ihtiyaçlardan olan; mevki, şöhret, takdir edilme v.b b) İnsanın kendine duyduğu saygı, kendine güven, bağımsızlık, başarı, v.b
5-Kendini Gerçekleştirebilme İhtiyacı
Tüm bunlar sosyal ihtiyaçların bir ifadesidir. Sosyal ihtiyaçlar karşılandıktan sonra bulundukları sosyal ortamda saygı görmek yani bulundukları toplumda önemli olduklarını hissetmek isteyeceklerdir. Daha sonra artık kendi kendilerine tatmin duymaya başlayacaklardır. Kısacası dışarıdan gelecek olumsuzluklar ya da onu mutlu edecek olaylar ve durumlar onun yaşamını çok fazla etkilemeyecektir. İlk üç ihtiyaç ve dördüncü ihtiyaç a) alt ayırımı dış motivasyon unsurlarının ifadesidir. Yani bunlar bizleri tatmin edebilir. Fakat bunlardan bir tanesinin o ya da bu nedenden dolayı elimizden gittiğinde kendimize inancımızı ve başarabileceğimiz duygusunu kaybedebiliriz. Bizim için hayat adeta çekilmez olabilir. Burada ki unsurlar bizim için yaşamın bir aracı olması gerekirken, farkına bile varmadan yaşamın amacı haline gelebilirler. Çevremize baktığımızda çoğu insan için artık para bir araç olmaktan çıkıp onlar için tamamen amaç haline geldiğini rahatlıkla söyleyebiliriz.
Halbuki merdivenin dördüncü basamağının b) bölümünü oluşturan kendine saygı ve son basamak durumunda bulunan kişinin kendini gerçekleştirme durumuna gelindiğinde onların üretme yeteneklerini ve yaşamda iz bırakma kabiliyetlerini sınırlayacak bir faktör bulunamaz. Bunun en iyi örneklerini bizlere Mevlana veya Yunus Emre vermektedir. Tüm zorluklara rağmen ihtiyaçlar listesinde en üst basamağında yer aldıkları için artık onların iç motivasyonunu hiç kimse ellerinden alamayacaktır.
Topluma baktığımız zaman başarılı insanlarla başarısız insanlar arasındaki en önemli farkın başarısız insanlar yalnızca dış motivasyon unsurları ile motive edilirken ve bunların yokluğu halinde artı üretim yetenekleri tamamen ortadan kalktığı halde, başarılı insanlar yani üretme yeteneğine kendilerinden bir şeyler ekleyen insanları tek motive eden unsur onların kendi kendilerini motive edebilmeleridir. Dış motivasyon unsuru ile motive olan insanlar dışarıda hava kapalıyken canları sıkılır. Hava onların hem üretme hem de insan ilişkileri kalitesini etkileyebilir. Halbuki benim insanları anlayabilme, onlarla bir şeyleri paylaşabilme kapasitemle yani insan ilişkileri kalitesi ile havanın doğrudan doğruya ne gibi bir ilişkisi olabilir? Bu tip insanlar yaşamlarındaki tüm olumsuzluklarının kaynağını bir dış faktöre bağlama eğilimindedirler. Kendilerinin dışında herkes hatalı olabilir. Son olarak ta bu tip insanlar hayatları boyu herkesi değiştirmek isterler fakat kendilerini değiştirmeyi akıl bile etmezler. İçsel motivasyon basamağına ulaşmış insanlar ise hayatlarındaki tüm engelleri yaşamlarının o aşamasından sonraki bölümler için bir fırsat olarak değerlendirir.
Başarı ya da başarısızlığı dış etmenlerde aramak yerine bizzat kendi içlerine döner.
Bu yolu tamamlamak ya da bu yola hiç koyulmamak tamamen sizin elinizde. “Ben gelecekte ne olmak istiyorum, 5 yıl sonra kendimi nasıl bir insan olarak görmek istiyorum. Kafamda kendimle ilgili canlandırdığım resim ne?” Tüm bu sorular gerek, iş yaşantısı, gerek aile yaşantısı gerekse sosyal yaşantı için ayrı ayrı yanıtlanmalıdır. Bu aşama tamamlandıktan sonra, tüm bunları “Niçin” yapıyorum sorusunun yanıtıdır. Kısacası Bütün bunları niçin istiyorum? Mutlu olmak, üretici olmak. Bunun için kısa, orta ve uzun vadeli hedefler koymak gerekir. Burada bahsettiğimiz hedefler, somut, ölçülebilir, sizin ve çevrenezin yararına olmalıdır. Sadece hayal kurmak yetmiyor. Harekete geçmek gerekir. “Başarı”ya ulaşmak için tek yoldur.
Mevlana’nın dediği gibi başarılı insanları başarısız insanlardan ayıran tek fark, başarılı insanlar başarısız insanların görüpte yapamadıklarını yapabilen insanlardır.