En büyük stresleri, küçücük olaylar karşısında haklı olmaya çalışırken verdiğimiz çaba ve enerji sonucunda elde ediniriz… Haklı olmaya çalışırken zaman ve zihinsel enerji harcarız… Eee tabi ki.. bizim haklı olduğumuzu ispat etmemizde karşı tarafın hatalı olduğunu ispat etmemiz anlamına gelir.

Hiç kimse “Bana ne kadar hatalı olduğumu ve senin ne kadar haklı olduğunu gösterdiğin için teşekkür ederim.” demez. Mutlu olmaya çalışarak geçireceğin zamanı haklı olmaya çalışarak geçirir, bir başka deyişle mutlu olmayı haklı olmaya bağlarız.

Önce bizim ne düşündüğümüz ve o anda verdiğimiz tepkidır önemli olan, yani bizim penceremizden baktığımız kimsenin aklına gelmez. Öncelik her zaman bizden yanadır.

“Bir toplulukla resim çektirdiniz ve resmi inceliyorsunuz önce kime bakarsınız?”

Bizi biz yapan değerlerin, kültürümüzün özelliği ve güzelliği üzerine yazılmış, çizilmiş öyle çok şey var iken en büyük iletişim kanalı olan televizyonlar sayesinde de öylesine tuhaf davranışlar, kurallar veya istekler modelliyoruz ki, kaybolan doğrularımızı hatırlamıyoruz bile, ve hep bir yarış, karşılaştırma ve artan benliklerle karşı karşıya kalıyoruz ve buda ego denilen gerçeği ortaya çıkartıyor.

Fiziksel ve zihinsel olarak yıllar önceki insanlar gibiyiz, onların sahip olduğu beyinlere sahibiz ama insan beyni son yıllarda bu kadar çok şeyle meşgul olunca doğal hayatı ve doğal güzelliklerin farkında olarak yaşamayı unuttu. Mutluluklarımızı kişilere, şartlara, olaylara, zamana bağlıyoruz ve erteliyoruz.

Farkında olmadan geçirdiğimiz zamanlar yaşamadık gibi geliyor ve ne çabuk geçiyor günler deyip duruyoruz. Telaşa kapılıyoruz ve çaresizliklerimizden dolayı da başkalarına kızarız. Aslında içimizde biriktirdiğimiz çaresizliklerimiz bir vesile ile ortaya çıkar ve isyanlarımızın temeli oluverirler gizlice.

Bazen korkularımız, keşkelerimiz vs.. benzeri deneyimlerimizden dolayı olumsuz etkilerken çevremizi, bazen de birbirimizi olumlu düşünce ve duygularla olumlu etkileriz, moral vererek bulunduğumuz bakış açılarını değiştirir, birbirimizi tamamlar ve hayatı iyi vakit geçirerek dolu dolu yaşamamızı da temin ederiz.

Eğer küçük şeylerle mutlu olmayı öğrenirsek hem kendimizi, hem de çevremizi mutluluğa alıştırabiliriz. İnsan beyni mutlu olmayı sever, neşeli şeyleri sever, eğlenceyi, gülmeyi sever ancak olumsuz deneyimleri kayıt eder. Biliyoruz ki beynimize neyi işlersek karşımıza onu çıkartır, hayatta haklı olmaya çalışırken zihnimizde oluşturduğumuz olumsuzluklar bizi asla ileriye götürmez, hayatta tek geriye alamadığımız şey kaybettiğimiz zamandır, bu kadar değerli olan bir olguyu da olumsuzluklarla harcamayalım, zamanın kiymetini anlatan bir çin atasözünü sizinle paylaşmak isterim.

“En değerli an şu an,
En değerli kişi şu an beraber olduğum kişi,
En değerli konu şu an konuştuğum konudur”

Eğer zamanınızı bu değerde geçiriyorsanız zamanınızı boşa harcamıyor nitelikli bir hayat yaşıyorsunuzdur.

Biri ya da herhangi biri olmak yolunda küçük şeylerin bizi yavaşlatmasına izin vermediğimiz sürece, olumlu hedefler ve gayretler içinde olduğumuz sürece her zaman bir yol vardır.
Detaylı Bilgi için Bizi Arayın
0216 445 08 30
Dilerseniz Biz Sizi Arayalım
Bilgilerinizi bırakmak için buraya tıklayın.
Derin Performans'ın Yaşamda Haklı Olmaya Çalışırken makalesini siz de AddThis eklentimiz ile paylaşın:
 
 
 
 

İsminiz
Mail adresiniz
Konu
Mesajınız

 

Etkinlik Takvimi

 
23.05.2012
Derin Performans
 
 
Bu site PROSLINE tarafından hazırlandı.